Başkan Çağlar: Elazığ'a Özgü Ekonomik Bir Model Yaratılmalı

Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çağlar, Elazığ'ın ekonomi modeli ile ilgili açıklama yaptı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Başkan Çağlar: Elazığ'a Özgü Ekonomik Bir Model Yaratılmalı
Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çağlar, Elazığ’ın ekonomi modeli ile ilgili açıklama yaptı.

Başkan Mehmet Çağlar’ın yaptığı açıklama şöyle: Covid-19 salgını dünyada herkesi tedirgin ederek insanları adeta gelecek kaygısı içine düşürmüştür. Ayrıca beslenme ve gıdada kendi kendine yetme konusunda tarihte eşine az rastlanır bir korku ve kaygı yaratmıştır. Her toplum bundan sonra tarımı, gıdayı, suyu ve kendi kendine yeterliliği daha çok konuşur hale gelmiştir. Salgın sonrası son derece kapsamlı ve şiddetli bir sosyal ve ekonomik değişimin kaçınılmaz olduğu görülmüştür. Ekonomistler gelecekte her şeyin eskisi gibi olmayacağını, yeni şeyler düşünmemizi ve aynı şekilde hareket ederek farklı sonuçlar elde etmenin mümkün olmayacağını belirtiyorlar. Yani değişimin kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor. Yeni düzen “herkes için değer yaratacak bir dönüşüme ihtiyaç olduğuna” dikkat çekmektedir. 
Bunun için toplumun her kesiminden paydaş odaklı değer üretimine doğru bir dönüşüm başlatılmalı, diyor John Ekington. Bunun sonucunda, toplumlar “yerel ekonomiler yaratmak” ve yerel üretime önem verme gibi bir olgu ile karşı karşıya kalmıştır. Bu bağlamda Elazığ’ a özgü bir model geliştirebilir miyiz düşüncesi ile bu konuda görüşlerimizi dile getirmeye çalışacağız. 
BUNDAN SONRA GENEL OLARAK NE YAPMALIYIZ 
Bilim adamları önümüzdeki 10 yılda kendi kendine yeten ülkelerin ayakta kalabileceğini işaret ediyorlar. Bu nedenle geleceğin öne çıkardığı “Tarım Sektörü” olacak gibi görünüyor. Dolayısı ile önümüzdeki yıllarda tarım arazileri en kıymetli varlık olacaktır. Kısacası tarım geleceğin yatırım aracı olarak yerini alacaktır. Oysa, ülkemizde tarımla uğraşan nüfus sayısı her geçen gün azalmaktadır. Sektörü cazip hale getirmenin yolu, bütün dünyada yapıldığı gibi, tarımın sübvanse ve teşvik edilmesinden geçmektedir. Bütün bu gelişmeler tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesine neden olmaktadır. Bunun için tarıma olan desteklerin artması, kendine yeten ülke olma yolunda gerekli adımların atılması gerekmektedir. En önemlisi tarım arazilerinin amacının dışında kullanılmasının önüne geçilebilecek politikalar oluşturulmalıdır. Ayrıca, Türkiye’ de tarımsal ürün üretiminin bölgelere ve üretim yerlerine göre planlanması uygun olacaktır. Bunun için “coğrafi işaretli ürünler” sistemli bir proje olarak uygulanabilir. Bu nedenle öncelikle yerel üretime önem verilmesi, yerli ve yerel üretimin desteklenmesi ve teşvik edilmesi önem kazanmıştır.
 YEREL BİR SİSTEM OLUŞTURMAK 
Son 10-15 yıllık süreçte çok sayıda girişim ve etkinliklerle Elazığ’ın ekonomik durumu ve kalkınması ile ilgili toplantı ve sempozyumlar düzenlenmiş, 2001 yılında “Elazığ 1’nci Ekonomik Kurultayı’ndan” sonra 2014 yılında “Elazığ Kalkınma Kurultayı” yapılmıştır. Bu toplantı ve kurultaylara katılmış, bir çok toplantıya ev sahipliği yapmış birisi olarak bir tespitimi dile getirmek istiyorum. Çok sayıdaki toplantı ve kurultaylarda çok çeşitli konuşmalar ve görüşmeler yapıldı. Öneriler ortaya konuldu. Özetle çok şey söylendi ve tartışıldı. Ancak, fazla bir şey yapılmadı. Yeteri kadar kaynak ve girişimci olmaması nedeniyle belirlenen öncü sektörlerin hiçbiri öne çıkarılmadı ve somut adımlar atılamadı, atıldıysa da çok cılız kaldı. 2020 öncesinde Elazığ sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında Türkiye’ de 81 il içerisinde 42’ nci sırada olup (Kaynak : SEGE – 2017), ancak orta gelir grubunda yer almıştır. Bu ekonomik yapı 2020 yılında önce yaşanan deprem felaketi ve sonrasındaki pandemi salgını nedeniyle büyük bir hasar görmüştür. Elazığ’ daki deprem ve koronavirüs salgını sonrasında oluşan ekonomik sorunlar ve çözüm önerileri başlığı ile hazırladığımız kapsamlı raporda; bu yeni dönemde farklı arayışlar yerine mevcut potansiyel veya kaynaklarımızın iyi değerlendirilmesini önermiştik. Aradan geçen bir yıl içinde her şey daha da kötüleşti. Bundan dolayı şehrin ekonomik politikasının yeniden gözden geçirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle özellikle kendine yeterli, toplumsal temelli kalkınmayı gözeten ve her kesimden paydaş odaklı yeni bir ekonomik sistemin hayata geçirilmesini öneriyoruz.”dedi.

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN