Koronavirüs hastalığına karşı umutsuzluğa sürüklenmemek için neler yapmalıyız?

Koronavirüs hastalığı (COVID-19) ülkemize son dönemde hızlı bir giriş yaptı. Bu durum pek çok insanı endişelendiriyor.Aile Danışmanı Hilal Sarıbay Göçer konuyla alakalı gazetemize açıklamalarda bulundu.

PAYLAŞ

UMUTSUZLUĞA SÜRÜKLENMEMEK ADINA NELER ÖNERİRSİNİZ ? 

 

Koronavirüs hastalığı (COVID-19) maalesef ülkemizde hızla yayılmakta. Bu durum elbette ki tüm insanları endişelendirir ancak kaygıya sürüklememelidir. Endişe ve kaygı ayrı şeylerdir. Bir araba sürdüğünüzü düşünün o arabayı buzlu yolda sürerken endişe duyarsınız bu normaldir ancak aynı arabayı temiz bir otobanda sürerken de korkuyorsanız bu kaygıdır. Lütfen bu hastalığa karşı gerekli tedbirleri alarak endişe duymanın ötesine yani kaygıya gitmeyelim. Bu süreçte alacağımız tedbirler gerekli merciler tarafından bildiriliyor ancak umudumuzu kaybetmeme adına benim birkaç önerim olacak. Hastalık öncesi hepimizin günlük rutinleri ve planları vardı lütfen şuanda evde kaldığımız dönemlerde de rutinler oluşturalım. Hedefler koyalım. Bu bir kitabı bitirmek olabilir, online eğitimler almak olabilir, denemediğimiz tarifler denemek ya da evde spor yapmak olabilir. Günlerimizi bomboş geçirmeyelim, bu günler bittiğinde hayat devam edecek bunu unutmadan hastalığın bittiği güne en iyi şekilde hazırlanalım. 

 

BU DÖNEMDE YAŞANAN KORKUYLA BAŞ ETME YOLLARI NELERDİR ? 

 

Öncelikle hastalığın seyri ile ilgili doğru kanallardan bilgi almalıyız. Sonra ki adım bilgi akışını günün her anında değil daha sınırlı tutmak olacaktır. Kişisel temizliğimize özen göstermek bilinçaltımızı rahatlatacak bize güvende hissettirecektir. Düşüncelerin gücüne inanalım düşüncelerimiz bize inandırıcı gelebilir. Bu nedenle olacağını düşündüğümüz şeylere de dikkat etmeliyiz. Örneğin kötü senaryolar kurup kendi motivasyonumuzu düşürmemeliyiz. Biz iyi düşünür gerekli tedbirleri alırsak elbette ki bu durum sonsuza dek sürmeyecektir. 

 

ÇOCUKLARA KORONAVİRÜS HASTALIĞI (COVID-19)HASTALIĞINI NASIL ANLATABİLİRİZ ? 

 

Çocuklar öncelikle yaşlarına uygun şekilde doğru bilgi verilmelidir. Çok ayrıntıya girmeden bu hastalığı canavarlaştırmadan aktarım sağlanmalıdır. Örneğin bu küçük ve gözle görünmez bir mikrop bundan korunmak için ellerimizi sıkça yıkamalıyız gibi cümleler kurulabilir ve en önemlisi evin yani ailenin gündemi hastalık olmamalıdır. Haberler çocuğun yanında izlenmemelidir. Aslında ebeveynler çocukları olmasa dahi sürekli haber izlememelidir. Bu onları yıpratır. Güne başlarken ve akşam haberlere bakmak aslında süreci öğrenmede yeterli olacaktır. Siz iyi hissederseniz bunu çocuğunuza yansıtırsınız tabi ki tam aksi durumda da yine hislerinizi hissedecektir. 

 

 EVDE KALINAN BU SÜREÇTE EŞLER ARASINDA PROBLEMLER OLABİLİYOR, NELER ÖNERİRSİNİZ ? 

 

Bu süreç aslında çiftlerin birlikte vakit geçirebilecekleri , paylaşımlarda bulunabilecekleri bir dönem. Bunu kaygı dolu bireyler olarak geçirdiklerinde maalesef tartışmalar ve huzursuzluklar olabilir. Bana gelen danışanlarda çiftlerin en yakındıkları şey birbirleriyle vakit geçirememek olurdu. İşte şimdi vakit geçirme zamanı. Birlikte film izlemek, geçmişte geçirdikleri güzel zamanları konuşmak için fırsatları var. Hastalık elbette ki ciddiye alınmalıdır ama gerekli tedbirler alındıktan sonra kaliteli zaman geçirmeyi de engellememelidir. 

 

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN